• in

    Lansman Nedir, Lansman Fiyat Ne Demek?

    Lansman kelimesi bir ürün veya bir mekanın açılışından sıklıkla duymuş olduğunuz kelimelerden bir tanesidir. Lansman genel olarak bir ürünün tanıtılması ve o ürünün ilk kez sergilenmesi anlamına gelmektedir. Bunu son günlerde telefon modellerinin tanıtımında bir çok kez duymuş olmalısınız. Ürünün tanıtımının yapıldığı organizasyona lansman denir.

    Lansman ürünün tanıtımı olduğundan dolayı müşterilerin ürünüleri daha kolay tanıyabilmeleri için kimi zaman promosyonlar yapılır. Ürünün standart satış fiyatından daha düşük bir bedel ile müşterilere sunulur. Bu fiyata da lansman fiyat denir. Lansman fiyatı ürünlerde çok uzun süreli olarak konulmaz. Tanıtım amaçlı olduğundan dolayı bir süre sonra bu fiyat kaldırılır ve ürünün standart fiyatı konulur.

    kaynak: https://www.kredihaberlerim.com/lansman-ne-demek-marka-lansmalari-ne-anlama-geliyor/

  • in , , ,

    Öksürük Nasıl Geçer, Öksürük Nasıl Kesilir?

    Öksürük birçok nedene bağlı olarak vücutta gelişen bir rahatsızlıktır. Öksürük birçok rahatsızlığın habercisi olabileceği için sık sık öksürük oluştuğunda mutlaka uzman bir hekime görünmeliyiz. Öksürük tedavisinde geçmişten günümüze çok farklı çeşit tedavi yöntemleri kullanılmaktadır. Bu yazımızda sizlere Kuru öksürük nasıl geçer, balgamlı öksürüğe ne iyi gelir, bebeklerde öksürüğe ne iyi gelir gibi pek çok sorunun cevabını paylaşacağız.

    Öksürük Nedenleri

    3 Çeşit öksürük vardır. Bunlar akut, akut-kronik arası ve kronik öksürüklerdir.

    • Akut: Akut kelime anlamı da aniden gelişen demektir. Aniden başlayan ve uzun süren öksürük çeşidine Akut Öksürük denir. Bunlar grip, nezle, sinüs enfeksiyonu gibi birçok nedene bağlı olarak gelişebilirler. Yaklaşık 1-3 hafta sürebilirler.
    • Akut – Kronik: Akut-Kronik öksürük çeşidi yaklaşık olarak 3 ve 7 hafta arası sürebilen bir öksürük çeşididir.
    • Kronik: Eğer öksürük 3 haftadan fazla sürerse, sigara, astım gibi nedenlerden dolayı öksürük zamanla kronikleşir ve çok uzun sürer.

    Nefes borularında birçok sinir hücresi bulunmaktadır. Bu sinirlerde herhangi bir istenmeyen madde ile karşılaşırsa beyne ileti gönderir ve onu vücuttan geri atma isteği doğar. Beynin nefes kaslarını harekete geçirmesi ve akciğeri uyarması ile güçlü ve anlık bir şekilde nefes verme olayı gerçekleşir. İşte öksürme mekanizması böyle meydana gelir.

    Öksürüğün birçok sebebi olabildiği gibi bunların en yaygın olanları viral enfeksiyonlar, tübeküloz, akciğer kanseri, sigara, astım genizde akıntı ve strestir.

    Öksürük Nasıl Geçer

    öksürük nasıl geçer
    öksürük nasıl geçer

    Öksürük genel olarak kış aylarında görülen bir hastalık ve kimi zaman sancılı geçebiliyor. Ancak doğanın verdiği nimetlerden faydalanarak öksürüğü tamamı ile geçirebilir yada en azından şiddetini azaltabiliriz. Aşağıda verilen listede evinizde bulunan yiyecekler var ise anlatıldığı gibi kullanabilir ve öksürüğü geçirebilirsiniz. Bir çoğu halk tarafından bilinen ve tanınmış yiyeceklerdir bundan dolayı kullanımından herhangi bir sakınca görülmektedir. Yine de bu yazının tavsiye niteliğinde olup hastalık durumlarında doktora görünmenin gerektiğini unutmayalım.

     

    Limon

    limon
    limon

    C vitamini deposu olarak bilinen limon birçok hastalığa iyi geldiği gibi öksürüğe de iyi gelmektedir. Özellikle limon suyu birçok hastalığın tedavisinde kullanılmaktadır. Bu yüzden sıcak içeceklerinizin içerisine limon sıkmanız öksürüklere çok iyi gelecektir.

    Bal

    bal
    bal

    Bal bozulmayan yegane doğal yiyecek olarak hayatımızda önemli bir yer kaplamaktadır. Özellikle arıların binlerce çiçekten özünü almasıyla oluşturulduğu için birçok hastalığın şifası da bal da mevcuttur. Bal hem öksürük yüzünden tahriş olan boğazı onarırken hem de yumuşatarak iyileştirme sürecine sokar. Ayrıca bebeklerde ve gelişim aşamasında ki çocuklarda meydana gelen boğaz hastalıkları, iltihaplanmalar ve öksürüğe çok iyi gelmektedir. Fakat yaşını doldurmamış olan çocukların bal tüketmesi çok sakıncalıdır ve gıda zehirlenmesine yol açabilir. Eğer çocuğunuz 2-5 yaş aralığında ise yarım tatlı kaşığından fazla vermeyiniz. Yine 5-12 yaş aralığında olan çocuklar için bir tatlı kaşığı, 12 yaşından büyük olanlar içinse iki tatlı kaşığından fazla bal vermek yine sakıncalı olabilir.

    Buhar

    buhar
    buhar

    Buhar tedavisi öksürüğün iyileşmesinde çok önemli bir yöntemdir. Yediden yetmişe her yaş grubu için buhar tedavisi etkili bir yöntemdir. Bu yöntem oldukça basittir. Örneğin; Su dolu bir kabın ağzına havlu koyup soluma işlemiyle yapabileceğiniz gibi buhar dolu bir banyoya girerek de 10-15 dakika bu buharı soluyarak tedaviyi gerçekleştirebilirsiniz.

    Zerdeçal

    zerdeçal
    zerdeçal

    Zerdeçalın içerdiği antiseptik maddeler ve mukus üretimini artırması ile öksürük tedavilerinde oldukça önemli bir yerdedir. Aynı zamanda bağışıklık sistemini de güçlendiren zerdeçalı bir bardak sıcak sütün içinde sabah ve yatmadan önce içebileceğiniz gibi sıcak çay veya su ile de içebilirsiniz. Bu şekilde öksürüğünüze şifa bulabilirsiniz. Bir başka yöntem ise yarım çay kaşığı toz zerdeçalı çiğneyebilirsiniz.

    Zencefil

    zencefil
    zencefil

    Eskiden günümüze herkes tarafından zencefilin öksürüğü kestiği ve solunum yolu enfeksiyonlarına iyi geldiği bilinmektedir. Şimdi bununla ilgili sizlere bir tarif verelim.

    • Yarım çay kaşığı zencefil
    • Yarım çay kaşığı biber tozu
    • Bir çorba kaşığı elma sirkesi
    • Bir tatlı kaşığı bal

    Bu malzemeleri sıcak su ile karıştırarak birkaç gün tüketirseniz öksürüğünüzün kesildiğini görebilirsiniz. Binlerce yıllık bu tarif ile öksürüğe ve birçok hastalığa şifa bulmanız mümkün.

    Bitki çayları

    bitki çayları
    bitki çayları

    Özellikle kış aylarının vazgeçilmezi haline gelen bitki çayları da vücudumuzun direncini kaybettiği günlerde zindelik vermesi, grip, öksürük gibi rahatsızlıklara şifa olmasıyla bilinmektedir. Onlarca çeşit bitki çayı hem bitkilerin şifalı etken maddeleri, hem sıcak içecek olması sebebiyle öksürük tedavilerine birebirdir. İçerisine biraz da bal karıştırıp limon sıktığınızda ise öksürüğünüzün geçtiğine şahit olacaksınız. Unutmayın ki her ne kadar şifalı otlar dahi olsa fazlası zararlı olabilmektedir. Eğer öksürük şiddetli ve uzun süredir devam ediyorsa mutlaka en yakın sağlık ocağına veya aile doktoruna görünmeniz gerekmektedir.

  • in , ,

    Sedef Hastalığı Nedir, Belirtileri ve Tedavisi

    sedef hastalığı
    sedef hastalığı

    Tıpta “Psoriasis” olarak adlandırılan deri üzerinde kabuklanmalarla kendisini gösteren rahatsızlık, halk arasında  “Sedef” hastalığı olarak bilinir. Sedef hastalığının sebebi tam olarak bilinmemektedir ancak genetik bir rahatsızlık olup, bu rahatsızlığı tetikleyen bazı faktörler olduğu bilinmektedir.

    Sedef hastalığı genel olarak 20 – 30 yaş aralığında ortaya çıkmakla birlikte 40 yaş öncesi ve sonrasına bağlı olarak erken başlangıçlı ve geç başlangıçlı olarak ikiye ayrılmaktadır.

    Sedef Hastalığını Tetikleyen Faktörler

    Sedef hastalığı genetik geçişli bir hastalıktır ve ne zaman ortaya çıkacağı belli olmaz, bununla birlikte bazı faktörler hastalığın ortaya çıkmasını tetikler. Bunlardan bazıları şunlardır:

    • Her hastalığı etkilediği bilinen stres, sedef hastalığını da tetikleyen bir faktördür.
    • Bazı enfeksiyonlar, bakteriler ve virüsler
    • Çeşitli ilaçlar
    • Travma oluşturan durumlar
    • İklim ve hava şartları
    • Bazı iç hastalıklar

    gibi etkenler sedef hastalığını tetikler.

    Sedef Hastalığının Tanısı

    Sedef hastalığı deri üzerinde kendisini göstererek klinik bulgular sonucu tanı alır. Deri üzerinde kabarma ve kabartılar üzerinde kırmızı veya beyaz iltihaplı tabaka ile ortaya çıkar. Bununla birlikte sedef hastalığının seyri kişiden kişiye değişmektedir.

    Sedef Hastalığının Belirtileri

    Sedef hastalığı deri üzerinde belirtiler verir, hastaların büyük çoğunluğunda derideki kabartılar bölgeseldir ve hafif seyir gösterir. Bazen hafif başlayan bu durum sonradan ağırlaşabilir. Yani küçük bir bölgede başlayan kabarıklıklar çoğalıp vücuda yayılabilir. Sedef hastalığı kronik bir şekilde devam eder. Bu kronik süreçte dönem dönem rahatsızlığın arttığı ve azaldığı görülür. Özellikle stresli dönemlerde, enfeksiyon kaynaklı hastalık dönemlerinde, birtakım ilaçların etkisi gibi sebeplerle hastalık tetiklenir ve ağırlaşır.

    Sedef hastalığı bulaşıcı bir hastalık değildir. Genetik geçişli olduğundan akrabalar arasında bu hastalığı yaşayan kişiler varsa sedef olma ihtimali de bulunmaktadır.

    Sedef Hastalığının Etkileri

    Sedef hastalarının yaralı bölgelerini güneş ışığından korumaları gerekir. Bu çok hassas bir konu olduğundan ciddiyetle önlem alınmalıdır. Herhangi bir beslenme yöntemi bulunmayan rahatsızlıkta yağlı ve kırmızı etli yiyecekleri az tüketmenin faydası vardır. Yapılan araştırmalar sonucu sedef hastalarının kalp-damar hastalıklarına yatkın olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bu nedenle beslenme şekli önem arz etmektedir. Fazla yağlı, ağır besinlerden uzak durmalı, taze sebze tüketmeye özen gösterilmelidir. Stres konusu sedef hastalığını çok fazla etkileyen bir faktör olduğundan, mümkün olduğunca stresten uzak yaşamaya özen gösterilmelidir. Sigara ve alkol sedef hastalığını oldukça olumsuz etkilediğinden kesinlikle uzak durulması gereken faktörler arasındadır. Spor yapmak ve formda kalmak sedef hastalığı üzerinde olumlu etki bırakmaktadır.

    Sedef hastalığını stres etkilediği kadar, sedefin kendisinin de strese neden olduğu bilinmektedir. Sedef hastalığı vücudun görünen yerlerinde olduğunda kişilerde özgüven eksikliği ve sosyal ortamlardan uzaklaşma düşüncesi oluşturmaktadır. Bu kaygı ve stres de yine hastalığı etkileyerek ağır bir seyir göstermesine neden olmaktadır. Bu sebeple sedef hastalığı bulunan kişilerin öncelikle bu durumu kendilerine kabul ettirmeleri ve görünen kabarıklıklardan rahatsızlık duymamayı öğrenmeleri gerekmektedir. Stresle baş edebilme yöntemlerini öğrenmek bu konuda faydalı olabilmektedir.

    Sedef Hastalığının Tedavisi

    Sedef, kronik bir rahatsızlık olup tam bir tedavisi bulunmamaktadır. Ancak öncelikle sedefe neden olan etkenler belirlenip dahili sorunlar ortadan kaldırıldıktan sonra çeşitli tedavi yöntemleri uygulanabilmektedir. Tedaviler hastalığı tamamen yok etmese de belirtileri hafifletir ve azaltır. Kortizon içeren ilaç ve merhemler yaralar üzerinde oldukça etkilidir.  Ancak bu kremlerin uzun vadede kullanımı cilt sağlığı açısından pek uygun değildir. Doktor kontrolünde uygulanması gerekmektedir. Bunun yanında D vitamininin bağışıklık sistemi üzerindeki olumlu etkileri sayesinde sedefli hücrelerin çoğalmasının önüne geçilebilir. Sedef hastalarının ciltleri genellikle kuru olduğundan nemlendiriciler kullanılarak cildin gerilmesinin önüne geçilebilir.

  • in ,

    Charles Darwin Kimdir?

    Charles Darwin
    Charles Darwin

    Charles Darwin Birmingham’ın zengin ailelerinden birinin çocuğu olarak 1809 yılında İngiltere’de doğdu. Henüz 16 yaşında iken ailesi tarafından Eidinburgh Ünivesitesinesine tıp eğitimi almak üzere gönderildi. Fakat bu konular Charles’ın çok da ilgisini çekmiyordu. Bu yüzden babası Charles’a rahip olmasını ve eğitimine Cambridge Üniversitesi’nde devam etmesini söyledi. Charles Cambridge üniversitesinde eğitimine devam etmeye başladı. En ilgisini çeken konular ise doğa tarihi ile ilgili konulardı.  Charles Cambridge Üniversitesi’nde öğretim görevlisi olarak çalışan S. Henslow ile tanıştı ve sıkı bir dostluk kurdu. Ve Henslow sayesinde keşif gezileri yapma ve Güney Amerika kıyılarına gitme fırsatı buldu. Bu dönemlerde en ilgisini çeken yazar Von Humbolt’un kitapları Charles’ı çok etkiledi ve doğa bilimi konularına yöneldi Hayali doğa bilimlerine katkı sağlamak olan Charles tam 5 yıl süren bir deniz yolcuğuna çıktı.  Bu yolculuğun dönüşünde günlüğünü ve zooloji üzerine yaptığı incelemeleri yayımladı. Yayınları ile gündeme gelmeye başlayan Charles, kamuoyu nezdinde bir anda ün kazandı.

    İlgili Konu: Evrim Teorisi

    TÜRLERİN KÖKENİ

    Charles Darwin yaptığı tüm gezi ve araştırmaların sonucunda 24 Kasım 1859 yılında “Türlerin Kökeni” adlı en büyük eserini yayınladı. Bu kitabın gerçek adı “Doğal Seçilim Yoluyla Türlerin Kökeni” idi fakat 1872 yılında “Türlerin Kökeni” olarak değiştirildi. Bu eser bilim dünyasının gelmiş geçmiş en büyük eserlerinden biri olarak görülmektedir. Bu eser de Charles Darwin, Thomas Mathus’un kitabından etkilenmiştir. Thomas Malthus’un bir deneme eserinde bir insanın veya hayvanın yetişkin yaşa gelebilir ve üreyebilirlerse çok hızlı bir şekilde nüfusunu iki katına çıkaracağından bahsetmiştir. Bu deneme kitabından etkilenen Darwin en meşhur tezi olan Doğal seçilim tezini geliştirmiştir.

    Charles Darwin, bu araştırmaları yapmaya başladığı andan itibaren dinden uzaklaşmış ve kiliseden de kopmuştur. Charles Darwin “Doğal Seçilim” teorisinin dünyaya yaymaktan ve açıklamaktan korkuyordu. İnsanların bilim adamlarını cadılıkla, dinsizlikle, yobazlıkla suçlayarak idam etmesinden korkan Darwin notlarının özerine ölümünden sonra açılması gerektiğini yazarak merdiven altı süpürgeliğine sakladı. Neredeyse yirmi yıl merdiven altı süpürgeliğinde duran notlar dünyanın en önemli bilim notları haline gelmiş ve birçok bilim adamına ilham kaynağı olmuştur.

    “Türlerin Kökeni” adlı kitabı o dönemdekilerin tepkisini çekmiş ve özellikle dini olarak yaratılış teorileri ile uyuşmadığı için eleştirilmiştir. En sert eleştiriyi ise 1860 yılında Oxford üniversitesinde toplanmış olan yıllık oturumda Anglikan Psikoposu S.Wilberforce tarafından yapılmıştır.

    Binlerce birim adamı türlerin evrimini kabul ederek üzerinde çalışmalar yapmış ve geliştirmeye çalışmıştır. Fakat binlerce bilim adamı ise doğal seçilim tezine karşı çıkmıştır. Dini karşı çıkışlar evrimin yaratılış teorisine ters olmasından kaynaklanırken, felsefi karşı çıkışlar genellikle ırkçılık gibi sonuçlar doğuracağı ve insanları ayrıştıracağı için olmuştur.

    Darwin 1872 yılında mücadele ve araştırma dolu yaşamında sona geldi ve dünyadan ayrıldı. Darwin’in geliştirmiş olduğu bütün kuramlar hala bilim adamları arasında tartışma konusu olmaktadır.

  • in ,

    Sivilce Nasıl Geçer: 7 Farklı Doğal Yöntem

    sivilce
    sivilce

    Bu yazımızda sizler için sivilce nasıl geçer, sivilce neden oluşur, sivilce tedavileri nelerdir gibi soruların cevaplarını ve bu konuda en bilinmeyen detayları paylaşacağız. Özellikle gençlerde ergenlik döneminde çıkmaya başlayan sivilceler çoğumuzun korkulu rüyası haline gelmiştir. Bu dönemlerde ortaya çıkan sivilceler masum gibi görünse de ilerleyen dönemlerde başka sebeplerle de meydana gelmektedir. Sivilce teorik olarak 15-20 yaşları arasında meydana gelen bir der hastalığıdır. Sivilcelerin oluşması birçok nedene bağlı olarak gelişiyor olabilmektedir. Örneğin; ergenlik, ciltte yağlanma, hormonsal düzensizlikler gibi nedenler de sivilce oluşumuna etki etmektedir.

    Sivilce Tedavisi İçin Öneriler

    • Öncelikle unutmayın ki sivilcenin tedavisi için en etkili yöntem o bölgeyi temizlemek ve her daim temiz tutmalısınız.
    • Bitkisel, doğal ürünler (kayısı, defne ve kükürt sabunu v.b gibi) kullanmalı ve özellikle yüzümüzü sabunla yıkmalıyız.
    • Özellikle son dönemlerde sivilce tedavisi için çok tavsiye edilen limon, sirke gibi doğal ürünlerle yüzünüzü silmeli ve olabildiğince hassas davranmalıyız.
    • Sivilceleri sıkmamalı ve tırnakla koparmamalıyız.
    • Özellikle bal gibi anti bakteriyel doğal ürünlerle maske hazırlamalı ve sivilce için kullanmalıyız.

    Sivilce Nasıl Geçer

    Sivilce her gencin ve hatta kimi zaman yetişkinlerin bile problemi olabiliyor. Ancak bazı etkili yöntemler ve tarifler ile bu sorununuzu doğal yollarla çözebilirsiniz. Aşağıda sizler için tam olarak 7 farklı sivilce maske tarifi paylaştık. Elinizdeki malzemelere gören en uygununu seçerek istediğinizi uygulayabilirsiniz.

    Sivilcelere Limon Maskesi

    Malzemeler:

    • 1 kaşık şeker,
    • Yarım limon

    Yapılışı:

    Yarım limonu iyice sıkarak suyunu çıkarmalıyız, daha sonra şekeri katmalı ve yüzümüz için hazırlamalı, bolca karıştırmalıyız. Bu karışımız yüzümüze sürdükten yaklaşık 10-12 dk sonrasında bol su ile iyice durulamalısınız.

    Sivilcelere Aspirin Maskesi

    Malzemeler:

    • 1 limon,
    • 5 aspirin,
    • 1 çay kaşığı karbonat

    Yapılışı:

    Aspirinleri iyice ezmeli ve toz haline getirmeliyiz. Daha sonra aspirinle karbonat ve limon suyunu karıştıralım ve yüzümüze sürelim 10-12 dk süre geçtikten sonra

    Sivilceler İçin Bitki Karışımı

    Malzemeler:

    • 2 çay kaşığı nane,
    • 2 çay kaşığı ıhlamur,
    • 2 çay kaşığı adaçayı,
    • 2 çay kaşığı papatya

    Yapılışı:

    Öncelikle suyu kaynatıyoruz ve sıra önemsemeden yukardaki malzemelerin hepsini karışım yapıyoruz. Hazırladığımız karışımı süzerek, tonik halinde madde meydana getiriyoruz ve düzenli olarak yüzümüze maske uygulanması yapılmalıdır.

    Kuru Maya Maskesi

    Malzemeler:

    • yarım çay bardağı su,
    • 1 kuru maya

    Yapılışı:

    Maya suyun içerisinde iyice ezilir ve su krem haline getirilir. Bu kremsi madde ile de yüzümüze maske yapmalıyız. İlginçtir ki maya sivilcelerin küçülmesinde ve kurumasında önemli rol oynamaktadır. Bu maske hafta da en az bir kere sivilcelere uygulanmalıdır

    Elma Sirkesi Maskesi

    Malzemeler:

    • Yarım su bardağı elma sirkesi,
    • 1 litre su

    Yapılışı:

    1 litre su kaynatılır ve içerisine elma sirkesi katılır daha sonra kısık ateşte 1-2 dakika boyunca bekletilir. Ocağın altı kapatıldıktan sonra karışımın buharı sivilceli bölgeye uygulanır. Uygulama işlemi yaklaşık 10-12 dakika kadar sürmelidir. Buhar uygularken başınızı bir bez parçasıyla örtmeniz buharın dağılmasını önleyecektir. Elma sirkesi maskesi uygulayarak cildinizdeki tüm sivilcelerden rahatlıkla arınabilirsiniz.

    Yeşil Çay Toniği

    Malzemeler:

    • 2 fincan kaynatılmış su,
    • Yarım limon suyu,
    • 1 yemek kaşığı yeşil çay

    Yapılışı:

    Kaynatılan suya 1 yemek kaşığı yeşil çay dökülür ve demlenmesi beklenir. Yaklaşık 10-12 dakika demlendikten sonra yarım limon karışımın içerisine sıkılır ve iyice karıştırılır. Bu doğal tonik her akşam yatmadan önce sivilceli bölgelere pamuk yardımıyla sürülür.

    Çilek İle Sivilce Maskesi

    Malzemeler:

    • 1 çay bardağı çilek,
    • Yarım su bardağı yoğurt

    Yapılışı:

    Çileği küçük parçalara ayırın veya mutfak robotu yardımıyla çekin, daha sonra yoğurt ile karıştırın. Bu karışım iyice karıştırılır ve katı kalan çilekler ezilir. Son olarak bu karışımı temizlediğiniz sivilceli bölgeye sürün ve 15-20 dakika kadar bekleyin ve iyice durulayın.

  • in , ,

    Hamilelik Belirtileri Nelerdir, Hamile Olduğunuzu Nasıl Anlarsınız?

    Gebelik belirtilerinin en önemlisi hiç şüphesiz ki adet gecikmesidir. Fakat bazı belirtiler vardır ki henüz adet gecikmesi yaşanmadığında bile hamilelik habercisi olabilir.

    Hatta bazen de kadınlar hamileliğin ilerleyen evrelerine geldikleri halde herhangi bir belirti vermemekte veya yaşadığı semptomları adet öncesi meydana gelen belirtilerle karıştırmaktadırlar. O yüzden herhangi bir belirti yaşamıyor olmak hamile olmadığı anlamına gelmez. Buna ek olarak belirtilerden birden fazlasına sahip olması da kişinin hamile olduğunu kanıtlamaz.

    hamilelik belirtileri
    hamilelik belirtileri

    Birçok bayan doğum kontrol hapı kullandığı halde hamilelik belirtileri gördüğünde panikler ve telaşa kapılır. Fakat bu konu üzerinde yapılan araştırmalarda çoğu belirtilerin başka rahatsızlıklar sonucu veya hormonal düzensizlikler nedeniyle ortaya çıktığını göstermektedir.

    Hamilelik konusunda kesin sonucu almanın en kolay yolu tabii ki hamilelik testi yaptırmaktır. Bu testler sizlere hamile olup olmadığınızın ipuçlarını vermektedir.

     

    Hamilelik Belirtileri

    Yorgunluk

    Gebelik sırasında vücut olduğundan daha yoğun tempoda çalışmaya başlar. Çünkü vücutta artık hem annenin yaşamsal faaliyetlerinin yerine getirilmesi hem de bebeğin gelişimi için ekstra iş yükü gereklidir. Ayrıyeten, gebelik esnasında vücutta bol miktarda salgılanan kadınlık hormonu progesteronun yatıştırıcı etki göstermesiyle de vücut gereğinden fazla yorulur. İşte bu yüzden de anne de halsizlik ve yorgunluk gibi belirtiler ortaya çıkabilir. Anne adayında görülen bu belirtiler (yorgunluk, halsizlik, çok uyuma gibi) hamileliğin en belirgin belirtilerinden bazılarıdır.

    Memelerde büyüme veya hassasiyet

    Anne adayında meydana gelen göğüs büyümeleri, göğüslerde meydana gelen hassasiyet ve ağrı hissi de hamilelik döneminin ayırt edici belirtilerindendir. Bu belirtiler anne adayının vücudunda ki hormonal düzensizlikler nedeniyle ortaya çıkmaktadır. Hatta bazı bayanlarda göğüs uçlarında renk değişikliği de meydana gelmektedir.

    Mide bulantısı ve kusma

    Filmlerde ve dizilerde ki en klişe hamilelik belirtisi hiç şüphesiz ki bulantı ve kusmadır. Durduk yere meydana gelmeye başlayan ve son dönemlerde sık sık görülen mide bulantısı, kusma gibi şikayetler geçmişten günümüze hamileliğin en önemli belirtileridir. Halk arasında sabah bulantıları olarak da bilinen bu bulantılar günün her saatinde de meydana gelebilmektedir. Bulantılar o kadar belirgin meydana gelir ki bazı anne adayları kokulara karşı aşırı hassas olmaya başlarlar.

    İştahın açılması veya bazı yiyeceklerden tiksinme

    Hamileliğin bir diğer belirgin özelliği ise durduk yere aşırı iştah artmasıdır. Aslında bu çok normaldir. Çünkü normalde kişi sadece kendi vücut aktiviteleri için enerji ve besine ihtiyaç duyarken hamilelik sırasında kendi aktiviteleri dışında bebeğin gelişimi için de besin ve enerjiye ihtiyaç duyarlar. Bu yüzdendir ki anne adayları hamilelik döneminde sürekli acıkırlar ve hatta birçok yiyeceğe de aşererler. Beslenme alışkanlıklarında da büyük değişikler görülür. Misal olarak uzun zamandır yemediği bir meyve veya sebzeyi aşerebildiği gibi yıllardır severek yediği bazı yemeklerden de tiksinti duymaya başlar.

    Sık idrara çıkma

    Kişilerin gebe kalmasının hemen bir hafta sonrasında bile sık sık idrara çıkma görülebilir hatta geceleri uykudan uyanıp idrara çıkma gibi sorunlarla karşılaşılabilir. Bu yüzden hamilelik şüphesi olan dönemlerde sık sık idrara çıkmak bir hamilelik belirtisi olabilmektedir. Hamileliğin oluşmasından bir hafta sonra bile daha sık tuvalete çıktığınızı fark edebilirsiniz. Geceleri alışık olduğunuzdan daha çok uyanıp idrara çıkmaya başlayabilirsiniz. Bazı anne adaylarında kabızlık da görülebilir.

    Baş dönmesi

    Uzun süre ayakta kalan bayanların başlarının dönmesi de hamileliğin spesifik belirtilerinden olabilmektedir. Buna ek olarak bir süre oturur, yatar pozisyonlarda bulanan bayanların aniden ayağa kalması sonucu tansiyonlarının düşmesi ve baş dönmesinin yaşanması da hamilelik belirtilerindendir. Bunun nedeni ise gebelik döneminde kan damarlarının normalden fazla genişlemesi ve buna bağlı olarak da tansiyonun düşmesidir.

    Ruh halinde oluşan değişiklikler

    Gebelik döneminde hormonal düzensizlikler meydana gelmesi kişinin ruh halinde de değişikliklere neden olmaktadır. Özellikle progesteron hormonunun fazlaca salgılanması anne adayının sinirli, stresli yapıda olmasına hatta gülme durumlarında aniden ağlamasına neden olmaktadır. İşte anne adayında meydana gelen ani hormonal dalgalanmaların da en belirgin hamilelik belirtilerinden olduğu bilinmektedir.

    Hafif kanama

    Nadiren de olsa bayanda meydana gelen vajinal kanamalar gebeliğin ilk habercisi olabilmektedir. Buna tıpta yerleşme kanaması da denmektedir. Çünkü döllenme gerçekleştikten sonra 10-12 gün içerisinde yerleşme döneminde meydana gelmektedir.

    Her ne kadar bahsettiğimiz belirtileri yaşıyor olsanız bile en kesin ve sağlıklı sonuca ulaşabilmeniz için hamilelik testlerini yaptırmalı ve düzenli olarak doktor kontrolünde hamilelik geçirmelisiniz. Bu dönemde uzman doktorun tavsiye edeceği ilaçlar dışında hiçbir ilaç kullanılmamalı ve bebeğin sağlığını olumsuz etkileyeceği unutulmamalıdır. Unutmayın ki her ilaç aslında bir zehirdir.

  • in , ,

    Artık Yıl Nedir, Artık Yıl Nasıl Hesaplanır?

    Artık yıl ne demek, artık yıl nasıl hesaplanır gibi sorular hemen hemen çoğumuzun sorduğu ve merak ettiği sorulardır. Bu yazımızda sizler için bu soruları yanıtlayacağız ve daha önce birçok kez duyduğumuz artık yılı örneklerle açıklayacağız.

    Artık Yıl Nedir?

    artık yıl
    artık yıl

    Ülke genelinde yaklaşık yüz yıldır miladi takvim kullanıyoruz. Hepimizin bildiği gibi miladi takvim de bir yıl tam olarak 365 gün 6 saattir. Fakat bir yıla geçişte 365 gün kullanılmaktadır. İşte tam burada o 6 saat kaybın tamamlanması için her 4 yılda bir yıl 366 gün olarak sayılmakta ve o yılda Şubat ayı 28 yerine 29 gün çekmektedir. İşte 4 yılda bir yılın bir gün fazla çekmesine artık yıl denilmektedir. Artık yıl kelimesinden yıla çıkarak eksik kalan 6 saatlerin 4 yılda toplanarak 24 saat yani bir gün fazla eklenmesi bu ismin verilmesine neden olmaktadır.

     

    Artık Yıl Neden Olur?

    Artık yıla neden olan olay dünyanın güneş etrafındaki dönüşünü 366 günde değil de 365 gün saatte tamamlamasından kaynaklanmaktadır. Yani, dünyamızın güneş etrafındaki dönüşünün tam olarak günlere bölünmemesi artık yıl kavramının ortaya çıkmasına neden olmuştur. Burada her yıl kalan 6 saatlik artışın 4 yıl biriktirilerek 24 saate yani 1 güne tekabül etmesi sonucu her 4 yılda bir takvimimiz 366 günden oluşmaktadır. Bu fazlalığı ise 28 Şubat’a ekleyerek en az gün sayısına sahip olan Şubat ayının alışılagelmişin dışında 29 gün çekmesine neden olmaktadır. Diğer aylarda hiçbir değişiklik olmamakta ve her daim aynı gün sayısında olmaktadırlar.

    Artık Yıl Nasıl Hesaplanır?

    Artık yılın nasıl hesaplanır sorusu hepimizin merak ettiği bir konudur. Öncelikle şunu belirtmeliyiz ki bir yılın artık yıl olduğunu hesaplamak istersek o yılın dört ile bölünüp bölünmemesine bakarız. Örneğin; 2000 yılı dört ile bölünebilmektedir ve 2000 yılı bir artık yıldır. Yine 2004, 2008, 2012 ve 2016 yılları da artık yıllardır. Önümüzde ki en yakın artık yıl ise 2020 yılıdır. Fakat her zaman yılın dört ile bölünebilmesi o yılın artık yıl olduğunu kanıtlamaz. Örnek verecek olursak 1900 yılı dört ile bölünebilmektedir fakat artık yıl değildir. Bunun nedeni ise 100 ün katları olan yıllarda dört ile bölünebilmeye değil 400 ile bölünebilmeye bakılır. Yani, 1700, 1800, 1900, 2000 gibi yıllarda dört ile bölünebilmeye bakılmaz, dört yüz ile bölünebilmesine bakılır. Eğer dört yüz ile bölünebiliyorsa o yıl artık yıldır.  Örnek verecek olursak; 2100 yılı dört ile bölünebilmektedir, fakat artık yıl değildir. Bu yılın artık yıl olmadığını 400 ile bölünememesinden anlayabiliriz.

    Artık Yılda Doğan Yerli Ve Yabancı Ünlüler

    Artık yılda 29 Şubat doğumlu olanların işleri aslında göründüğü kadar da kolay değildir. Yani çevresindekiler her yıl doğum günlerini kutlarlarken 29 Şubat doğumlular sadece artık yıllarda diğer bir deyişle dört yılda bir doğum günlerini kutlayabileceklerdir. Şimdi artık yılda doğan yerli veya yabancı ünlülere bir göz atalım;

    Artık Yılda Doğan Yerli Ünlüler

    • Nejat İŞLER
    • Muhsin ERTUĞRUL
    • Nilüfer AYDAN
    • Erol BÜYÜKBURÇ

    Artık Yılda Doğan Yabancı Ünlüler

    • Balthus
    • Joss ACKLAND
    • Chynna PHILLIPS
    • Jessie USHER

  • in , , ,

    Snapchat Nedir, Snapchat Nasıl Kullanılır?

    Snapchat uygulaması rakiplerine göre piyasaya daha geç çıkmasına rağmen kısa zamanda en sevilen uygulamalar arasında yerini aldı. Özellikle son yıllarda ünlülerin snapchat paylaşımları yapmasıyla uygulamaya rağbet daha da arttı. Birçok kullanıcı Snapchat uygulamasını indirdikten sonra kullanamayıp silmek zorunda kaldı. Şimdi sizlerle snapchat nedir, snapchat uygulaması nasıl kullanılır, snapchat ile neler yapılabilir hep beraber inceleyelim.

    Snapchat Uygulaması Nasıl Yüklenir?

    snapchat
    snapchat

    Snapchat uygulaması kurulumu en kolay uygulamalardan birisidir. Android işletim sistemleri için Google Play, iOS işletim sistemleri için App Store dan uygulamayı telefonunuza indirebilirsiniz. Yükleme işlemi tamamlandıktan sonra uygulamayı açarak kaydol kısmından kullanıcı adı, şifre, e-posta adresi telefon numarası ve doğum tarihi gibi kişisel bilgileri girdikten sonra hesabınızı rahatlıkla oluşturabilirsiniz. Üyeliğiniz ile uygulamaya giriş yaptıktan sonra telefon rehberinizdeki kişilerden uygulamayı kullananları görebilir, onlara arkadaşlık isteği yollayabilir veya yeni arkadaşlar edinebilirsiniz. Maalesef şuan için Facebook, instagram ve Twitter gibi sosyal medya platformlarındaki hesaplarınızla giriş yapamıyor ve buralardaki kişi listelerinizi göremiyorsunuz.

    Snapchat Nasıl Kullanılır?

    Hesap kaydı oluşturup oturumu açtığınızda ilk olarak karşınıza kamera uygulaması çıkacak. Ekranın altındaki yuvarlak butona parmağınızı basılı tuttuğunuzda video çekimi yapmanıza olanak sağlar, yine aynı yuvarlağa veya ekranın herhangi bir yerine tek tıklama yaparsanız fotoğraf çekebilirsiniz. Ekranın sol üst köşesindeki şimşek işareti ile flaş açılıp kapatılabilmektedir. Ekranın sol üst köşesinde ise ön kamera veya arka kamera tercihini yapabileceğiniz kamera değişim butonu bulunmaktadır. Ekranın sol alt köşesinde bulunan kare buton ile arkadaş listenizden gelen özel snap mesajlarını görüntülemeniz mümkündür. Yine ekranın sağ alt kısmında bulunan üç çizgi de arkadaşlarınızın Snapchat hikayelerine ulaşabileceğiniz butondur. Ekranın orta bölümünde hayalet şeklinde bulunan ikonda ise sizi Snapchat hesabınıza götüren buton yer almaktadır.

    Peki, Snapchat Hesap Ayarları Nasıl Yapılır?

    Snapchat uygulamasında kamera bölümü açıldığında üst orta bölümde yer alan hayalet ikonuna basarak hesap ayarlarına gidebilirsiniz. Burada açılan hesap ayarları bölümünde Beni ekleyenler, Arkadaş Ekle ve Arkadaşlarım bölümünü görebilirsiniz. Uygulamada yeni arkadaş eklerken arkadaş ekle bölümünden kullanıcı adları bilinen arkadaşlarınızı ekleyebilirsiniz.  Bu kısmın en zevkli yanı ise arkadaşınız yanınızda ise iki telefonda da aynı bölümü açarak sarı tuşa basılı tutarak telefonları birbirine okutmanız arkadaşınızı listenize eklemenizi sağlayacaktır. Aklınıza takılan sorular olduğunda üst köşede bulunan soru işaretine tıklayabilir ve buradan bilgi alabilirsiniz. Sarı kare kod alanına tıklayarak da profil resminizi değiştirebilir veya o anda fotoğrafınızı çekebilirsiniz.

    Arkadaşlarımızın Snaplerini Nasıl İzleriz?

    Uygulamada kamera bölümü açıldıktan sonra ekranı sola kaydırırak üç çizgi butonuna tıklayabilir ve hikayeler bölümüne rahatlıkla ulaşabilirsiniz. Bu bölüm bizlere arkadaşlarımızın son bir gün içerisinde çekilmiş olan Snap’lerini görmemizi sağlar. En ilginç özelliklerden birisi de eğer snap izlerken ekran görüntüsü alırsanız karşı tarafa bildirim gider ve haberdar olur. Eğer farklı kişilerle arkadaşlık etmek istiyor veya farklı fotoğraf veya video görmek istiyorsanız hiç üzülmenize gerek yok. Snapchat uygulaması bu sorunu düşünerek canlı ve discover bölümleri ile dünyanın her yerinden video veya fotoğraf görmenize olanak sağlamaktadır.

    Snapchat’te Canlı Arama İle Video Görüşmesi Nasıl Yapılır?

    Snapchat en son güncellemeleri ile artık sesli ve görüntülü konuşma yapmaya da olan sağlamaktadır. Tabii bunun için iki arkadaşın mesajlaşma bölümünde olması gerekmektedir. Bu bölüm uygulama açıkken ekranı sağa kaydırdığınızda otomatikman açılmaktadır. Sonra kiminle konuşmak isterseniz ona tıklayarak sohbet sayfasının en altındaki arama butonundan ulaşabilirsiniz.

    Snapchat Yüz Değiştirme Nasıl Yapılır?

    snapchat yüz değiştirme
    snapchat yüz değiştirme

    Snapchat uygulamasını bu kadar popüler yapan ve en özgün özelliği ise hergün yenileri eklenen yüz değiştirme efektleri. Birbirinden komik onlarca yüz değiştirme ikonu ile yüzümüzün şekli ile oynayabilir ve hatta sesimizi bile değiştirebiliriz. Sadece ses ve yüz değiştirmenin ötesinde kimi zaman ağzınızı açarak kimi zamanda kaşınızı kaldırarak ilginç sürprizlerle karşılaşmanız mümkündür. Bu bölümü kullanmak için kamerada yüzümüze uzun basmamız ve kameranın yüzümüzün hatlarını çizmesini beklememiz yeterlidir. Bu işlemden sonra alt kısımda birbirinden güzel birçok efekt açılacaktır. Bu kısmın en ilgi çeken özelliği ise her gün bir yenisinin eklenmesi ve gün geçtikçe özgün efektlerin ortaya çıkmasıdır. Gönderilen hikayeleri istediğiniz kadar izleyebiliyorken snapleri sadece 1 ya da 2 kez izleyebilirsiniz.

    Snapcat Ekranında Görüntülenen İkonlar Ne Anlama Geliyorlar?

    Snapchat uygulamasını kullanmaya başladığınızda sohbet esnasında farklı farklı ikonların ekranda belirdiğini mutlaka görmüşsünüzdür. Peki, Snapchat ekranında görünen ikonlar ne anlama gelmektedir? Uygulamanın en keyifli kısmından biri de işte burada ortaya çıkmaktadır. Şimdi sizlerle bu ikonları ve anlamlarını paylaşalım;

     

  • in , , ,

    Kirpik Uzatma ve Gürleştirme: En Etkili Yöntemler ve İpuçları

    Kirpikler özellikle bayanlarda güzel görünmek için en büyük silahlardan bir tanesi. Kimi şanslı insanların doğuştan gelen bir özellik ile kirpikleri uzun olurken kimisinin ise ekstra çabalar ile kirpiklerine bakım yapmaları gerekiyor. Bazen ise aslında doğasında gür ve uzun olan kirpikler uyguladığımız yanlış bakımlar ve makyaj ürünleri yüzünden çelimsiz ve seyrek bir hale gelebiliyor. Eğer doğru bakımı kirpiklerinize uygulamazsanız ve alınması gereken besinleri almazsanız kirpikleriniz gür bir haldeyken zayıf görünmeye başlayabilir.

    Bu konumuzda sizlere günlük hayattaki kirpik bakımının nasıl olmasından tutun ne gibi yöntemler ile kirpiklerinizi daha hacimli hale getirebileceğinizi anlatacağız. Anlatılan yöntemleri uyguladığınız takdirde çok daha hacimli ve gür kirpiklere sahip olabilirsiniz.

    Kirpik Uzatma ve Gürleştirme İçin Etkili Yöntemler

    Kirpik uzatma ve gürleştirme
    Kirpik uzatma ve gürleştirme

    1-Vazelin sürebilirsiniz. Kirpiklerinizi uzatmak için tercihen yatmadan önce bir pamuklu çubuk yardımıyla yada eliniz temiz ise eliniz ile vazelin sürebilirsiniz. Eğer rahatsız olmadığınızı düşünüyorsanız vazelini gün içerisinde de kullanabilirsiniz.

    Vazelin kirpiklerinizi nemli ve canlı tutar. Dışarıdan gelen kirli havadan da koruyarak kirpiklerinizin kurumasını engeller. Böylelikle kirpikleriniz zarar görmez ve daha kolay uzar ve gürleşir.

    2-Besleyici yağları kullanın. Bir çok yerde de öneri olarak gördüğünüz gibi bilinen bir kaç doğal bakım yağlarından bir tanesini kullanabilirsiniz. Bu yağların hemen hemen hepsinin çalışma mantığı aynıdır. Kirpiklerinizi nemli ve ıslak tuttuğu için dışarıdaki kirden korur ve kurumasını engeller.

    Bilinen yağlar arasından en iyileri zeytin yağı, badem yağı, E vitamini yağı gibi yağlardır. Bunlardan herhangi birisini alıp yine aynı şekilde gün içerisinde ya da yatmadan önce pamuklu çubuk yardımı ile kirpiklerinize sürebilirsiniz.

    3-Yumurta beyazı ile hint yağı karışımını uygulayın. Yumurtanın oldukça protein zengini olduğu halk arasında bilinen bilgiler arasında. Yumurta beyazı ile kimi insanlar saçlarını güçlendirmek için düzenli olarak yıkadığı dahi görülmüştür. Bu işlemin aynısını dilerseniz kirpikleriniz içinde kullanabilirsiniz.

    Yumurtadan yumurtanın beyazını ayırın ve eşit miktarda olacak şekilde hint yağı ile karıştırın. Yaptığınız bu karışımı her iki kirpiğe de bir pamuk veya fırça ile uygulayın.

    4-Kirpik bakım losyonu veya serumunu deneyebilirsiniz. Markadan markaya değişkenlik göstererek içerisindeki maddeler değişkenlik gösterse de bu tarz serumlar kirpiklerinizin daha hızlı uzamasını ve daha hacimli görünmesini sağlayabilir.

    5-Beslenmenize dikkat ederek gerekli besinleri alın. Vücudumuzun doğru bir şekilde çalışmasını istiyorsak zaten doğru bir şekilde beslenmemiz gerekir. Kirpiklerimizin de daha sağlıklı olabilmesi içim B kompleks vitaminler, biotin tarzı besinler almamız gerekiyor. Kirpiklerimiz de saçlarımız gibi protein, biotin gibi elementleri yapısında bulundurmaktadır. Eğer beslenmemiz düzgün değilse vücudumuzda bu elementler bulunmadığı takdirde kirpiklerimiz uzayamaz ve hacimsiz kalır.

    Bakım İçin Dikkat Etmeniz Gerekenler

    • Eğer günlük makyaj yapıyorsunuz mutlaka yatmadan önce kirpiklerinize uyguladığınız makyajı temizleyin. Aksi takdirde uyuduğunuzda zaten gün boyu kirpiğinizde kalan makyaj kuruluğa sebep verip kirpiklerinizin zarar görmesine sebep olacaktır.
    • Kirpik kıvırma aleti ile kirpiklerinizi kıvırırken çok fazla zarar vermeden bu işlemi yapmaya çalışın. Aşırı sert kullanırsanız kirpiklerinizin kırılabilir ve hasar görebilir. Bu yüzden de kirpiklerinizin uzaması yavaşlayacak ve daha hacimsiz görünmeye başlayacaktır.
    • Bilmediğiniz makyaj ürünlerini asla kullanmayın. Makyaj ürünlerinin içerisinde kimyasal maddeler olduğundan dolayı bilinmeyen makyaj ürünleri yalnızca kirpiklerinize değil tamamı ile cildinize ve gözlerinize dahi zarar verebilir. Makyaj ürünlerini alırken bilindik ve güvenilir markalar tercih etmeye özen gösterin.
    • Göz kapaklarınıza masaj yaparak göz kısımlarının rahatlamasını sağlayıp kirpiklerin daha hızlı uzamasını tetikleyebilirsiniz. Bu işlemi günde yaklaşık 5-10 dakika yapmanız yeterli olacaktır.
    • Kirpiklerinizi dikkatli bir şekilde kirpik tarağı ile taramanız kirpiklerinizin daha temiz kalmasını sağlayacaktır. Açılan gözenekler daha iyi hava alıp kirpiklerinizin uzamasında yardımcı olacaktır.

  • in

    Kim Hyun Joong Kimdir? Hayatı, Dizileri ve Şarkıları

    Kim Hyun Joong Güney Kore’de en çok sevilen SS501 müzik grubunun kurucusudur ve aynı zamanda 2005 yılından itibaren dizilerde de rol almaya başlamıştır. 2009 yılında rol aldığı Boys Over Flowers dizisi ile patlama yaşayan Kim ardından yapacağı işlerle de şöhretini pekiştirmiştir.

    Hayatı

    Kim Hyun Joong 6 Haziran 1986 yılında Güney Kore’de Seul’de dünyaya geldi. Bir büyük kardeşi bulunan Kim Hyun Joong eğitim hayatına iyi bir başlangıç yapmıştı. Çalışkan ve gayretli bir öğrenci olan Kim ilk okulu yüksek puanlarla bitirdi. Eğitimin ilerleyen zamanlarında bu aynı başarıyı gösteremedi çünkü part-time olarak bir işte çalışmak zorunda kaldı ve okuldaki başarısı düşüşe geçti. Part-time olarak çalıştığı süre boyunca günümüz parası ile yaklaşık olarak 240.000 TL biriktirdi.

    Hayatının ilerleyen zamanlarında Kim Hyun Joong aslında pek bir işe yaramadığını düşündü ve lisede okulu bıraktı. Daha henüz 18 yaşındayken “Aksuseu” adında Katolik kilisesindeki arkadaşları ile bir marka yarattı ve bu marka yerel olarak oldukça popülerleşti.

    Yine Part time bir iş için Kim Hyun Joong bir eğlence şirketine girdi ancak patronun iyi birisi olmadığını öğrendikten sonra şirketten ayrıldı ve Kim DSP Enternainment ile tanıştı. Bunun ardından SS501 adlı grubun bir üyesi oldu ve 23 Haziran 2005 günü SS501’in ilk albümünü yayımladılar. Bugünden sonra aktörlük açısından da Kim için işler iyi gitmeye başladı ve patlama yaptığı Boys Of Flowers adlı filmde rol aldı. bunun ardından da aktörlük kariyerine devam Kim. Hem şarkıcılık hemde dizi oyunculuğu yapmaya devam etti.

    Oynadığı Diziler

    • Inspiring Generation | Gamgyukshidae : Tooshinui Tansaeng (KBS2 / 2014) – Shin Jung-Tae
    • Dream High | Deurim Hai (KBS2 / 2011) – cameo
    • Mischievous Kiss | Jangnanseureon Kiseu (MBC / 2010) – Baek Seung-Jo
    • Boys Over Flowers | Kkotboda Namja (KBS2/ 2009) – Yun Ji-Hu
    • Can Love Be Refilled? Sitcom (KBS2 / 2005)
    • Nonstop 5 (MBC, 2005, ep 208)

    Albümleri ve Şarkıları

    Break Down

    • Intro (Let Me Go)
    • Break Down (feat. Double K)
    • Please
    • Kiss Kiss
    • Please (Inst.)

    Lucky Guy

    • Do You Like That
    • Lucky Guy
    • Smile
    • 나는 네 남자야
    • U
    • Lucky Guy (Ins.)

    Heat Single

    • HEAT
    • Let’s Party
    • HEAT (Tv Mix)
    • Let’s Party (Tv Mix)
    Kim Hyun Joong
    Kim Hyun Joong

    Profil

    Ad: Kim Hyun Joong

    Doğum Tarihi: 6 Haziran 1986

    Doğum Yeri: Seul

    Boy: 182cm

    Ajans: KeyEast

    Resmi Sitesi: www.hyun-joong.com

     

     

    Resimleri

  • in ,

    Dünyanın 7 Harikası Hangileridir?

    Dünyanın 7 harikası olarak bilinen tüm yapıtlar insan tarafından yapılmıştır ve düşünce olarak M.Ö 5. yüzyılda Heredot tarafından ilk olarak ortaya atılmıştır. Şuan UNESCO tarafından kabul edilen dünyanın yedi harikası yaklaşık M.Ö 2. yüzyılda şuan ki halini almıştır. Ancak ne yazık ki kabul edilen bu harikalardan yalnızca Mısır Keops Piramidi sağlam olarak bulunmaktadır. Diğerleri doğal afetler gibi sebeplerden dolayı yıkılmış veya yok olmuştur.

    Şuan dünyanın kabul ettiği iki farklı liste bulunmaktadır. Bunlardan bir tanesi İsviçre’deki bir organizasyon tarafından kullanıcı oylarıyla belirlenerek seçilen yapıtlardır. Bu dünyanın yeni 7 harikası 7 Şubat 2007 tarihinde açıklanmıştır. Buna rağmen UNESCO bu seçimin adaletli olmadığını düşünüp, kişisel seçimlere dayandığını iddia ettiği için eski listenin korunacağını açıklanmıştır. Bundan dolayı listelerde farklılıklar gören insanların kafası karışmaktadır.

    Bu yazıda sizlere hem UNESCO’nun kabul ettiği hemde oylarla belirlenen yedi harikanın listesini ayrı olarak paylaşacağız.

    Dünyanın 7 Harikası (UNESCO)

    Dünyanın 7 Harikası
    Dünyanın 7 Harikası

    Harikaların listesi şu şekildedir;

    1. Keops Piramidi
    2. Babil’in Asma Bahçeleri ( Varlığı kanıtlanmamıştır)
    3. Efes Artemis tapınağı
    4. Zeus heykeli
    5. Kral Mausollos’un Mezarı (Halikarnas Mozolesi)
    6. Rodos Heykeli
    7. İskenderiye Feneri

    Keops Piramidi

    Keops Piramidi
    Keops Piramidi

    Keops Piramidi günümüzde Mısır’ın başkenti olan Kahire’de bulunmaktadır. Piramitlerin en eskisidir ve Khufu Piramidi, Büyük Piramit gibi diğer isimleri de bulunmaktadır. Gize mezarlığında bulunan üç piramit arasında en büyüğü ve en eski olanıdır.

    Piramit yapısında 2.300.000 adet taş blok vardır ve bir taşın ağırlığı yaklaşık olarak 2,5 ton kadardır. Piramidin toplam yapı olarak ağırlığı yaklaşık olarak 6.000.000 tondur ve yükseklik 140 metredir.

    Piramidin nasıl yapıldığı hakkında herhangi bir kesin bilgi bulunamamıştır. Arkeologlar çalışmalara başlamadan önce piramitteki mezarlar soyulmuştur. Genel yapısından çıkarımlarda bulunarak gizemi çözülmeye çalışılmıştır ancak bir sonuca varılamamıştır. Heredot ise taşların taşan Nil Nehri sayesinde getirildiğini düşünmektedir. Yaklaşık olarak olarak 100.000 kadar işçi çalıştığı düşünülen bu yapının 30 yılda tamamlandığı düşünülmektedir.

    Babil’in Asma Bahçeleri

    Babil'in Asma Bahçeleri
    Babil’in Asma Bahçeleri

    Tam olarak varlığı kanıtlanmaması ile birlikte M.Ö 7.yüzyılda Babil kralı Nebukadnezar tarafından yapıldığı düşünülmektedir. Yer olarak nerede olduğu tam bilinmese de tahmini yer olarak Mezopotamya bölgesinde olduğu düşünülmektedir. Resimlerde bulunan Babil’in Asma Bahçeleri klasik yazarların yaptığı betimlemelerden yola çıkılarak çizilmiştir. Bir yerlere asılı olarak durduğu düşünülen bahçelerin aslında sütunların üzerine tutturulduğu da düşünülmektedir.

    Babil’in Asma Bahçeleri’nin yapılmasına kralın aşk acısı çekmesi sebep olmuştur. Kurak ve sıcak olan bölge karısını bunalıma sokmuş ve bu durumun karşısında da Nebukadnezar suların aktığı, hayvanların dolaştığı, ağaçların ve çiçeklerin olduğu bir bahçe yaptırmıştır. Bahçenin suları Nil Nehri’nden taşınmaktadır ve en üst katlara zincirlerle su çekilmektedir.

    Arkeologlar tarafından bölgede bazı bozulmuş yapılar bulunmuştur. Bunların Babil’in Asma Bahçeleri’ne ait olup olmadığı düşünülmektedir ancak tam olarak böyle bir sonuca da varılamamıştır.

    Efes Artemis Tapınağı

    Efes Artemis Tapınağı
    Efes Artemis Tapınağı

    Artemis tapınağı İzmir’e yaklaşık 50 kilometre kadar uzaklıktaki Efes Antik Şehri’nde bulunmaktadır. Tapınağın bir başka ismi ise Diana Tapınağı olarak bilinmektedir. Yapılışı hakkında kesinlik bulunmamasına karşın çoğu kişi tarafından benimsenen görüş M.Ö 550 yıllarında Lidra Kralı Croesus tarafından yaptırıldığıdır.

    Tapınağın görünüşü hakkında bilinenler tarihçi Plynus’un anlattıklarına dayanmaktadır. Tamamının neredeyse mermerden yapıldığını söyleyen Plynus 115 metre uzunluğunda ve 55 metre genişliğinde olduğunu söylemektedir. Tapınağın yapısında tam 127 tane kolon bulunmaktadır.

    Dünyanın yedi harikasından ilk bahseden ve fikri ortaya atan kişi Sidon tapınağın mükemmel olduğunu belirtmektedir. Efes Artemis Tapınağı’ndan “Artemis Tapınağını gördüğüm zaman diğer harikalar tüm parlaklıklarını kaybetti. Olimpos’ un dışında Güneş hiç bu kadar büyük bir şeye bakmadı.” şöyle bahsetmektedir.

    Zeus Heykeli

    Zeus Heykeli
    Zeus Heykeli

    Yunanistan’da yapılan Zeus Heykeli MÖ 450’li yıllarda dönemde inanılan en büyük tanrı için Olimpos’ta yapılmıştır. 12 metre yükseliğinde olan heykel Plippe Galle tarafından düşünülerek yapılmıştır. Binanın tam genişliğini kapsayan Zeus Heykeli heybetli ve görkemli bir yapıya sahiptir. Heykelin sol elinde zafer tanrıçası olan Nike’nin bir minyatürü, sağ yanında ise bir asa bulunmaktadır. Fil dişi ve altın kaplama ile yapılan Zeus heykelinin oturduğu tahtta yine fil dişi, altın, abanoz ve diğer bir çok görkemli taşlarla süslenmiştir.

    Heykelin oturmuş halinin yapı kadar olması kalktığında yapının yıkılacağı düşüncesinden dolayı bir çok tartışmalara sebebiyet vermiştir. Bundan dolayı hatta yapının çatısının genişletilmesi daha düşünülmüştür.

    Dünyanın yedi harikasından olan Zeus Heykeli 391 yılında Olimpiyat oyunlarının putperestlikle suçlanmasının ardından Zeus Heykeli’de kapatılmıştır. Bu olaylarından ardından Zeus Heykeli soylu ve zengin Yunanlar tarafından İstanbula’a getirilmiştir. İstanbul’a getirilen heykel büyük yangında yok olmuştur.

    Halikarnas Mozolesi (Kral Mausollos’un Mezarı)

    Halikarnas Mozolesi
    Halikarnas Mozolesi

    Kral Mausolos için karısı ve kızı tarafından Halikarnassos’da yani günümüz Bodrum’unda yaptırılmıştır ve mimarisi açısından yunan mimarisinden ve mısır mimarisinden esinlenilmiştir. Yapının kolonları Yunan mimarisini andırmaktadır ve yapının çatı kısmı piramit gibi bittiği için iki mimarinin birleşiminden oluşmaktadır. Bu mimaride yapılan ilk eser olduğundan dolayı kendinden sonraki yapılan eserlere ismini vermiştir ve bu tarz yapılarak mozole denmektedir.

    Satyros ve Priene’nin Pythius tarafından yapılan eser yaklaşık 55 metre yüksekliğindeydi. Etrafında farklı farklı heykeller bulunan bu yapıda mezarların etrafında bulunan heykel kabartmaları Leochares, Bryaxis, Scopas of Paros ve Timotheus tarafından yapılmıştır.

    Dünyanın yedi harikasından olan Halikarnas Mozolesi hakkında bilgilerin bazıları Antik Latin yazarı Plinus tarafından verilmiştir.

    Rodos Heykeli

    Rodos Heykeli
    Rodos Heykeli

    Yunan Güneş Tanrı’sının bir heykeli olan yapı Antik Çağ’daki Rodos Adası’nın liman girişinde bulunmaktadır. Lindoslu Khares’in mimarlığını yaptığı ve Helios’u simgeleyen heykelin yapımı M.Ö 282 yılında tamamlanmıştır ve yapımı 12 yıl sürmüştür.

    Büyük İskender’in Rodos Adasını kuşatmasının ardından kuşatmalar Makedonyalı Antigonitler’de şehri kuşatmıştır. Yaklaşık 1 yıl süren kuşatmalar bittiğinde heykel tanrıya bir şükran niteliğinde yapılmıştır. Anlatılan rivayetlere göre heykelin altından liman gemileri geçtiği söylenmektedir ancak o zamanın imkanları ile bu tarz bir yapının yapılması neredeyse imkansız olduğu için kesin olarak bilinmektedir. Deprem’in ardından yıkılıp yan yatan heykel bir süre o şekilde kaldığı söylenmektedir.

    New York’ta yapılan Özgürlük Anıtı da Fransız heykeltıraş Frederic Auguste Bartholdi tarafından Rodos Heykeli’nden esinlenerek yapılmıştır.

    İskenderiye Feneri

    İskenderiye Feneri
    İskenderiye Feneri

    Mısır’ın İskenderiye şehrinde yapılmış olan artık günümüzde denizin altında kalıntıları bulunan, dünyanın bugüne kadar yapılmış en yüksek deniz feneridir. Pharasos Adası üzerine dönemin ilk kralı olan Ptolemy ve Soter tarafından MÖ 285 ve 246 yılları arasında yapılmıştır.

    Knidoslu Sostratus tarafından yapılan dünyanın en yüksek deniz feneri 135 metre yüksekliğindedir ve 3 farklı bölümden oluşmaktadır. Beyaz mermerden yapılmış olan bu fenerin tepesinde bulunan büyük bir ayna sayesinde 70 km ötedeki gemilere yön bulmaları için yardımcı olabiliyordu.

    MS 955 yılında doğal afetlerden dolayı öncelikle en üstteki bölümü kopmuştur 1302 yılında ise orta kısmı depremde yıkıldıktan sonra 1500 yılında yapı tamamen yok olmuştur. Dünyanın 7 harikası içerisinde bulunup günlük hayat için kullanılan tek eser olan İskenderiye feneri yıkılmadan önce yapıldığı çizimler kendinden sonra yapılan deniz fenerleri için bir rehber niteliğinde olmuştur.

    Dünyanın 7 Harikası (Yeni)

    7 Şubat 2007 tarihinde belirlenen yeni harikaların listesi şu şekildedir;

    1. Chichen Itza
    2. Christo Redentor
    3. Çin Seddi
    4. Machu Picchu
    5. Petra
    6. Kolezyum
    7. Tac Mahal
    8. Keops Piramidi (Onur ödülü almıştır)

Load More
Congratulations. You've reached the end of the internet.